Rasim Kırveli Organ Bağışı il İlgili Konuştu !

Rasim Kırveli Organ Bağışı il İlgili Konuştu !

6

İstanbul

Rasim Kırveli Organ Bağışı il İlgili Konuştu !

, Rasim Kırveli Organ Bağışı il İlgili Konuştu !
Tüketici Hakları Derneği Körfez Temsilcisi Orman Endüstri Mühendisi Rasim KIRVELİ, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası münasebetiyle organ bağışının önemine değindi. ‘’Türkiye’de tedavileri yalnızca organ ve doku nakliyle mümkün hastaların sayısı giderek artıyor. 06.11.2017
Rasim Kırveli Organ Bağışı il İlgili Konuştu !

Kasım Organ Bağışı Haftası münasebetiyle organ bağışının önemine değindi. ‘’Türkiye’de tedavileriyalnızca organ ve doku nakliyle mümkün hastaların sayısı giderek artıyor. Bu artışla birlikte organ vedoku naklinin önemi de artıyor. Bu konuda birçok çalışma yürütülüyor, özellikle de bilinçlenmeyönünde...”Organ bağışı hayat kurtarır” sloganını hepimiz duyuyoruz. Peki organ bağışı nedir, neden bukadar önemlidir? İşte bu soruların cevabını tam anlamıyla öğrenmeliyiz ve ona göre kararlar almalıyız.Organ bağışı nedir?Organ bağışı, kişinin hayatta iken, serbest iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra dokuve organlarınızın başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin verilmesidir. Artık yaşarken de bazıorganlar bağışlanabilmektedir.Yaşarken yapılabilen organ bağışlarında böbrek ilk sıradadır. Vücudumuzda çift böbrekbulunduğu için, bir tanesi bağışlandığında diğer böbrek işlevini kaybetmez. Karaciğer de yaşarkenbağışlanabilir. Yüksek oranda kendini yenileme özelliği olan karaciğerin tamamı bağışlanamaz. Ancakkaraciğerden bir parça bağışlanabilir.Organ bağışını yaşarken yapmak isteyen kişilerin 18 yaşını doldurmuş olması ve kararverebilecek yeterlilikte olması gerekmektedir. Bağış yapan kişiye, yapılacak müdahalenin şekli, olasıtehlikeleri, sağlığına şimdi veya daha sonra gelebilecek olan zararlar konusunda bilgilendirilmelidir.Bilgilendirmeyi yapan kişi bir doktor olmalı ve başka bir doktorun da bulunduğu bir ortamda bubilgilendirme yapılmalıdır. Eğer bağış yapacak kişi tüm bilgilendirmelerden sonra da bağışı yapmaktakararlıysa, organlarını yaşarken de bağışlayabilir.Organ bağışı yapıldıktan sonra sadece bir yoğun bakım ünitesinde beyin ölümü (tıbbenyaşamın sona ermesi) kararı alınması halinde organlar kullanılmaktadır.Diğer ölüm hallerinde organlar alınmaz. Organ bağışı bazen görmeyen bir insanın görmesiniya da hayatını diyaliz cihazına bağlı olarak sürdüren bir böbrek hastasının hayata dönmesini sağlar.Kimler bağışta bulunabilir?1979 tarih ve 2238 sayılı yasa gereği organ bağışının yapılabilmesi için 18 yaş veya üstündeolup akli dengesi yerinde olan herkes sağlık Müdürlüklerine, hastanelere, organ nakliyle ilgilidernek ve kuruluşlara başvurarak, doku ve organ bağış belgesi alabilir.Organ bağışı yapıldığı mutlaka yakınlara da bildirilmelidir. Bunun nedeni; bir kişide beyinölümü gerçekleştiğinde akrabalarının organ bağışı konusunda karar vermelerininistenmesidir.

Bağış yapan kişi sonradan fikrini değiştirirse, bağış kartını yırtıp atması ve bu karardeğişikliğini aileye bildirmesi yeterlidir.Hangi organlar bağışlanabilir?Tıptaki gelişmelerin bugün geldiği noktada, insan vücudunun birçok organı nakiledilebilmektedir.

Bağış yapılabilecek organlar düşünüldüğünde,sadece ölümden sonra bağışlanabilecek organlarla, yaşarken de bağışlanabilir organlararasında bir ayrım yapmak gerekiyor.Yaşarken bağışlanabilir organlarda, yaşayan bir insan,diğer bir insana gerekli olan organıveya hücreyi bağışlar. Bu organlar çift veya tabaka halinde olan veya kendini yenilemeözelliğine sahip olan organlardır. Örneğin; böbrek, karaciğer ve yenilenebilir özelliğe sahiphücreler veya kan, ilik ve üreme hücreleri gibi dokular.Burada bağış yapanın yaşından ziyade organın durumu çok önemlidir ama genelde 70 yaşüstündekilerin organları nadir durumlarda alınmaktadır.Ölümden sonra bağış kabul edilebilecek organlar ve dokular; pankreas, damar, bağırsak,kulak kemikçikleri, deri, kalp, kalp kapakçıkları, gözün saydam tabakası, kemik dokusu,kıkırdak dokusu, karaciğer, akciğer, böbrek, kas ve beyin zarının bir kısmı.Herkes organ bağışında bulunmalı, yakınlarını bu konuda bilinçlendirmeli ve ancak bu sayedeihtiyacı olduğunda organ bulabileceğini bilmelidir.Birçok hasta bağışlanmış bir organ için beklerken ölmektedir. Bağışlanmış bir organ, başarılıbir nakilden sonra, gerçek bir yaşam armağanıdır.Organ bağışının tarihiEski mitlere göre milattan önce 5. yüzyılda bir insandan başka bir insana doku ve organ nakliyapılmıştır. Milattan sonra 3. yüzyılda ise hekimliğin koruyucu azizleri olarak bilinen Aziz

Cosmas ve Aziz Damian, bir bacağını kaybeden misyoner Jakobus von Voragine’e, ölensiyahi bir kişinin bacağını nakletmişlerdir. Bunlar yine söylenti veya efsanelerdir.

Organ bağışının tarihi 17.yüzyıla dayanıyor diyebiliriz. Bu yüzyılda ilk deri nakli denemeleri yapılmıştır. 1883 yılındaise zarar görmüş iç organların nakli ile ilgili denemeler yapıldı. 20. yüzyılda, birbirlerindenhabersiz olarak iki bilim insanı, köpekler üzerinde iç organların yerlerini değiştirmedenemeleri yapmışlardır. İnsanlar üzerindeki ilk deneme ise, 1916 yılında Fransız MathieuJaboulay tarafından yapıldı. Fakat bu denemede hayvan organları kullanıldığı için denemebaşarısız oldu.İnsan vücudu organ bağışında diğer organı reddedebilir ve nakil ölümle sonuçlanabilir.Geçmiş yüzyıllarda da ilk denemeler hep kötü sonuçlanmıştı. Bilim insanları da vücudundirenç göstermesinin önüne geçememişlerdi. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Amerika’dadenemeler yapılmaya başlandı. 1942 yılında ise İngiliz zoolog Sir Peter Brian Medawar,vücufun organı reddetme sebebinin bağışıklık sistemi ile ilgili olduğunu yazmış ve bu tespitiile Tıp Nobel Ödülü almıştır.İlk ölümle sonuçlanmayan başarılı böbrek nakli, 1954 yılında Şikago’da Dr. Joseph Murraytarafından yapıldı. Nakil yapılan kişiler birbirinin tek yumurta ikizi olduğu için vücut organıreddetmedi ve hasta hayatta kaldı.’’

Yorum Ekle
Yukarı Git